EN İYİ SAVUNMA HÜCUM MUDUR? YOKSA EN İYİ HÜCUM SAVUNMA MIDIR?


Günümüz futbolunda değişen tek şey futbolcular değil. Bununla birlikte takımların uyguladıkları sistemler, taktikler, oyun varyasyonları ve stratejiler de her geçen gün değişmekte. Modern futbol anlayışında oyuncular artık savunmacı ve hücumcu olarak ayrılmamaktadır. Savunma ve hücum görevleri takımın geneline yayılarak takım savunması ve takım organizasyonları sonucu oluşan hücum aksiyonları vardır.Örneğin Avrupa'nın beş büyük ligine baktığımızda maç içindeki takım boyları giderek kısalmaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden biri takımın savunma veya hücum yaparken toplu bir şekilde organize hareket etmesidir. 


Bunun en güzel örneklerinden biri Diego Simeone'nin Atletico Madrid'ididir. Çünkü çoğu zaman oynattığı dört merkez ortasahalı 4-4-2 sistemi zaman içerisinde oyuncular değişse de takıma benimsetilen bu mantalite değişmemektedir. Simeone'nin oyun felsefesinin bu denli başarılı olmasının en önemli etkenlerinden biri Atletico'nun maç içindeki oyun varyasyonlarına göre sahadaki yer değişimleridir ya da başka bir futbol tabiriyle kaymalardır. Takım boyu minimum seviyede kısa tutularak yapılan savunma ve hücum aksiyonlarına ilaven Atletico'nun sabırlı pas oyunu, rakip yarı sahada pozisyon üretmesini sağlayan önemli stratejilerinden biridir. Tabi buna ek olarak Simeone'nin antrenmanlarda özellikle hiç bıkmadan çalıştırdığı duran top organizasyonlarını da göz ardı etmemek lazım . 


Atletico Madrid'in yanı sıra bu konuya örnek verebileceğimiz diğer bir takım ise Bayern Münih. Bavyera ekibinin Atletico'ya nazaran oyunu düşük tempoda sabırlı bir şekilde topu dolaştırmak  yerine daha tempolu bir anlayışla geçiş oyunlarında fark yaratan bir ekip. Hücumda ve savunmada takımın çok rahat bir şekilde çoğalabilmesinin ana sebeplerinden biri takımının fiziksel olarak atletik bir yapıda bulunması. Mantalite olarak topu koşturmak yerine kendileriyle birlikte rakip takımı koşturmayı özellikle son iki senedir oyun felsefeleri haline getiren Bayern, yapmış oldukları olumlu koşu mesafeleriyle  kendi takım oyunlarını oluşturmaktadır. Nico Kovac'la başlayan Hanse Flick'le devam eden dinamik oyun anlayışları, galibiyet olarak almış oldukları farklı skorlara net bir şekilde yansımaktadır. Ülkemizde ise bu konu çerçevesinde oyun planını belirleyen  teknik direktörlerden  biri Abdullah Avcı'dır. Özellikle gittiği takımlarda öncelik olarak takım savunmasına ve geçiş oyunlarına önem vermektedir. Takımın hücumda ve savunmada olabildiğince çok oyuncuyla ve de doğru koşularla organize olmasını isteyen Avcı, saha parselasyonunu baz alarak takımını alana olabildiğince dengeli bir şekilde yaymayı oyun stratejilerinden biri haline getirmiştir. Nitekim bunu da Başakşehir'de çok başarılı bir şekilde uygulamıştır. Ayrıca bunlara ilaveten kaptırılan topların geri alınma süresine de ayrı bir önem veren Abdullah Avcı , rakibin kaptırılan toplarda üretecek olduğu kontra atakları kesme adına mümkün olduğunca en kısa sürede yapılan şok preslerle topu tekrar takıma kazandırmayı amaçlar. 

Toparlayacak olursak modern futbol değişime, gelişime açık bir şekilde evrilmektedir. Artık bireysel performanslardan ziyade takım oyunu ön planda tutulmaktadır . Sahaya çıkan 11 oyuncunun da oyunu iki yönlü bir şekilde oynaması günümüz futbolunda olmazsa olmazlarındandır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SAHTE FORVET GERÇEKLERİ

TOTAL FUTBOLDAN GEÇİŞ OYUNUNA....